Dünden Bugüne Ayakkabının Tarihi

Günümüzde sadece ayaklarımızı yerden kesmek için değil, aynı zamanda giysilerimizin kusursuz görünmesini sağlayan tamamlayıcı bir aksesuar olarak kullandığımız ayakkabıların nasıl doğduğunu ve zaman içinde nasıl değiştiğini görseller ile öğrenmek ister misiniz?

Eminim ki hiçbirimiz ayağımızda ayakkabılarımız olmadan sokağa adım atmayız. Artık sadece konfor için değil, kolye, bilezik gibi görüntümüzü tamamlamak için ayakkabılar vazgeçilmezlerimiz arasında. Aslına bakarsanız doğadan o kadar uzaklaştık ki, ayakkabının asıl amacı ayağımızı korumak değil artık. Çoğu zaman ayakkabı alışverişlerinde rahatlıktan çok görünüme önem veriyoruz. Hatta çoğu zaman ayağımızda hiç rahat olmadığı halde sadece görüntüsünü beğendiğimiz ayakkabıları aldığımızı da inkar etmeyelim…

Tabii ki ilk ayakkabılar ortaya çıktığında durum böyle değildi. O zamanlar önemli olan tek şey rahatlık ve ayaktaki ayakkabının giyen kişiyi korumasıydı…

İsterseniz şimdi geçmişten günümüze kadar hem görünüm olarak, hem de kullanım amacı olarak defalarca değişen sandaletlere bir göz atalım…

ilk-sandalet

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarıdaki resimde gördüğünüz sandalet hasırdan yapılmış ve altınla işlenmiş. Mısır’ın 18. hanedanından Tutankamun’un hazineleri arasında yer alıyor. Tarihin ilk ayakkabı/ terliklerinden olan bu sandalet şu anda Kahire’deki Kahire Müzesi’nde sergileniyor.

Şimdilerde yürüyüş için, koşma için, dağcılık ve şu anda sayamayacağımız bir çok spor için farklı farklı ayakkabılar var.

Fakat eski çağlarda, yani koşullar ne olursa olsun insanların yaşamak için daima fiziksel güç kullanması gerektiği zamanlarda ayakkabılar herkes için çok önemliydi.

Bu sandalet de Mısır’dan ve bitki kökleriyle boyanmış. Şu anda İsviçre’de Bally Müzesi’nde sergileniyor.

isvicrede-sergilenen-sandelet

 

 

 

 

 

 

 

 

 

bally müzesinde sergilenen sandalet

Şu anda hiçbirimiz her mevsim aynı ayakkabıyı giymiyoruz. Çünkü şartlar değiştikçe insanların ihtiyaçları da değişiyor. Bu yüzden diğer her şey gibi, ayakkabılarımız da değişiyor ve gelişiyor.

ormanda-bulunan-sandalet

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu sandaletler İsrail’de bir ormanda bulundu.

Milattan Önce 800’lü yıllarda prensesler, lordlar, işçiler ve şovalyeler ayaklarındaki ayakkabılara göre ayırt ediliyordu. Yani ayakkabı bir çeşit soyluluk göstergesiydi.

demir-ayakkabi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

M. Ö. 800’lü yıllara ait bu demir ayakkabı, İsviçre’deki Bally Müzesi’nde sergileniyor.

Ayakkabıların yıpranmış yerleri bize o ayakkabının giyildiği dönemler ve o ayakkabıyı giyen insanlar hakkında bilgi verir. Mesela çinli kadınların ayaklarının ne kadar küçük olduğu ya da Hindistandaki çevre koşullarının ne kadar zorlu olduğu gibi.

Bu gümüş sandal Bizans Dönemi’ne ait. Sadece bu ayakkabının malzemesine ve işlemesine bakarak Bizanslıların ne kadar gelişmiş ve zengin insanlar olduğunu anlayabiliyoruz.

Roma-International-Ayakkabı-Müzesinde-sergileniyor

 

 

 

 

 

 

 

 

Roma-International-Ayakkabı-Müzesinde-sergilenen deri ayakkabı

Bu deri ayakkabının içinin kürklü olması insanların yavaş yavaş ayaklarını soğuktan koruma ihtiyacı hissettiklerini anlamamızı sağlıyor.

Bu 15 – 16 yüzyıl civarında Perslilerin kullandığı bir ayakkabı. Şu anda Roma International Ayakkabı Müzesi’nde sergileniyor.

sandalet--2017

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Fransa’da III. Henry zamanına ait bu ayakkabı, kenar süsleriyle dikkat çekiyor. Bu deri kadın ayakkabısı Roma İnternational Ayakkabı Müzesi’nde sergileniyor.

mavi-deri-uzerine-isleme-ayakakbi

 

 

 

 

 

 

 

 

17. yüzyıla geldiğimizde artık ayakkabılar sadece konfor için değil, aynı zamanda şıklık için de giyilmeye başlanıyor. Tıpkı bu fotoğraftaki ayakkabı gibi…

Mavi deri üzerine gümüş ipliklerle işlenmiş bu kadın ayakkabısı 17. yüzyıla ait.

eski-cizme

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Pers İmparatorluğu milattan önce 500 yılında kuruldu ve dört bir yandan genişledi… Bu da persleri bir çok kültürü içinde bulunduran homojen bir topluluk haline getirdi…

Akad kralları onlara ayakkabılar ve kıyafetleri değiştirmeyi önerdiğinde, tavsiye edilen ayakkabılardan biri de yandakiydi.

Deri ve işlemeli kumaştan yapılmış bu bot, daha çok at biniciler için yapılmıştı.

at-biniciligi-icin-cizme

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Antik Yunan’ın efsanevi kralı Agamemon, bacaklarını ve ayaklarını yanda gördüğünüz bu gümüş zırhlı ayakkabının benzerleriyle koruyordu.

4.5 kilo olan bu bot şimdi Roma İnternational Ayakkabı Müzesi’nde

eski-bot

 

 

 

 

 

 

 

 

Resimde gördüğünüz kadın ayakkabısı ise efsanevi Fransız Kraliçe Marie -Antionette’e ait. 10 Ağustos 1792’de bulunan bu ayakkabı Paris’te Carnavalet Müzesi’nde sergileniyor.

topuklu-eski-kralice-ayakkabısı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Özenle işlendiği her halinden çok belli olan bu topuklu terlikler 18. yüzyılın başlarında Fransa’da keşfedilmiştir.

islemeli-topuklu-ayakkabi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu tür terlikler 18. yüzyılda sevgililer tarafında birbirlerine hediye edilirdi. Terliğin ucu ne kadar yüks**kse, sevginin de o kadar büyük olduğu anlamına geliyordu…

Görüyoruz ki geçmişten günümüze gelen kadar ne kadar çok değişime uğramış….

 

 

 

Önceki Yazı << Sonraki Yazı >>

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir